TürkçemizOyunlarİletişim
  1. Ana Sayfa
  2. Sözlük
  3. yürümek

smartsözlük

Ana SayfaSözlükAtasözleriİlginç BilgilerHakkımızdaİletişim
© 2025 Smart Sözlük. Tüm hakları saklıdır.

yürümek

to To walk

[jy·ɾy·me·k]

(yueruemek)
12 anlam
1

Adım atarak ilerlemek, gitmek

To advance by taking steps, to go

Örnek kullanım:

“Kafası yerde, kamburunu çıkarmış, yürüyordu.”— H. Taner
2

Karada veya suda, herhangi bir yöne doğru sürekli olarak yer değiştirmek

To continuously change location in any direction on land or in water

Örnek kullanım:

“Buz dağları güneye yürümüş.”
3

Çocuk ayakları üzerinde gezecek duruma gelmek

For a child to become able to walk on their feet

Örnek kullanım:

“Çocuk erken yürüdü.”
4

Yayan gezmek, yayan gitmek

To go on foot, to walk

Örnek kullanım:

“Gölgesinde yürüdüğü duvarın arkasından bir horoz sesi fark etti.”— Ö. Seyfettin
5

Yol almak

To make progress

Örnek kullanım:

“Biraz yürüyelim, geç kaldık.”
6

Bir yere gelmek, bir yere ulaşmak, kaplamak

To come to a place, to reach a place, to cover

Örnek kullanım:

“Dallara su yürümek.”
7

Üzerine doğru gitmek, akın etmek, saldırmak, hücum etmek

To go towards, to rush, to attack, to assault

Örnek kullanım:

“Asker kaleye yürüdü.”
8

Faiz, hesap edilmek, işlemek

Interest, to be calculated, to operate

Örnek kullanım:

“Bu paranın faizi yüzde beşten mi yürüyor?”
9

Geçmek, ilerlemek, değişmek

To pass, to advance, to change

Örnek kullanım:

“Doktor o hayatın dışında kalmış. Bu ne demek? Bu, o demek ki hayat yürümüş gitmiş, birlikte yürüyememiş.”— M. Ş. Esendal
10

Bir işte ileri gitmek

To make progress in a task

11

Gereği gibi yapılmak veya ilerlemek

To be done or to progress properly

Örnek kullanım:

“Bu evliliğin yürümeyeceği daha başından anlaşılmıştı ama belki yürütürüz, demiştim.”— Z. Selimoğlu
12

Ölmek

To die

Örnek kullanım:

“O da yürümüş.”

TDK Sözlük

Resmi kaynak

Google'da Ara

Daha fazla