1
Bir şeyden, bir yerden veya kimseden ayrılıp uzağa gitmek
To depart and go far from something, somewhere, or someone
Örnek kullanım:
“Böyle uzaklaşınca ağır ağır o bizden / Biz ayrı düşmemeye ant içmiştik denizden”— F. N. Çamlıbel
[uza·kla·ʃma·k]
(uzaklashmak)Bir şeyden, bir yerden veya kimseden ayrılıp uzağa gitmek
To depart and go far from something, somewhere, or someone
Örnek kullanım:
“Böyle uzaklaşınca ağır ağır o bizden / Biz ayrı düşmemeye ant içmiştik denizden”— F. N. Çamlıbel
Yabancılaşmak, ilgisi azalmak
To become estranged, to have one's interest diminish
Örnek kullanım:
“Bu genç kız yaşasaydı sevdiği adamın günden güne kendisinden uzaklaştığını görecekti.”— R. N. Güntekin
TDK Sözlük
Resmi kaynak
Google'da Ara
Daha fazla