Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek
To bring something to a more favorable condition by putting effort into it
[iʃle·me·k]
(ishlemek)Bir şeye emek vererek onu daha elverişli bir duruma getirmek
To bring something to a more favorable condition by putting effort into it
İnce ve süslü şeyler yapmak, nakışlamak
To make fine and ornate things, to embroider
Örnek kullanım:
“Para için işlemediğini iddia eden bu fakir ihtiyar şüphesiz sanatının âşığıydı.”— M. Ş. Esendal
İçine girmek, etkilemek, nüfuz etmek
To enter, affect, penetrate
Örnek kullanım:
“O uzun ve derin bakış genç adamın ta yüreğine kadar işlemişti.”— Y. K. Karaosmanoğlu
Nakşetmek
To embroider
Örnek kullanım:
“Al bayrağa narin eller işliyor zafer / Uzaklarda yaralanır kahraman nefer”— E. B. Koryürek
İyi çalışmak, müşterisi bol olmak
To work well, to have a lot of customers
Durağan durumdan hareketli duruma geçmek, çalışmak
To move from a static state to an active state, to work
Herhangi bir konuyu ele alarak incelemek, öğretmek
To examine, teach a subject
Düşüncelerini herhangi birine etki yaparak benimsetmek
To make someone adopt one's thoughts by influencing them
Örnek kullanım:
“Ali Rıza Bey bu ilk çocuğu ile, bir çiçek meraklısı, bahçesiyle oynar gibi oynamış, onu ancak kendi hayalinde yaşayan mükemmel insan maddelerine göre işlemişti.”— R. N. Güntekin
İşlek, etkin durumda olmak
To be in an active, effective state
Örnek kullanım:
“Lütfügiller büyücek bahçelerinin ana yola açılan kapısından işlerlerdi.”— S. F. Abasıyanık
Çıban, olgunlaşma yolunda olmak
Boil, to be on the way to maturation
Yara, kapanmamak
Wound, not to heal
Gidip gelmek
To go and come
Örnek kullanım:
“Şimdi otomobillerin, otobüslerin işledikleri asfalt caddeden bir zamanlar ne kervan ne insan geçerdi.”— S. M. Alus
Hesapları, kayıtları düzenli olarak tutmak veya gereken yere aktarmak
To keep accounts and records regularly or transfer them to the required place
Örnek kullanım:
“Tayın çizelgelerini düzenliyorum, ambar defterini işliyorum.”— E. Bener
Herhangi bir ürünü satışa sunulmadan önce birtakım işlemlerden geçirmek
To subject a product to a series of processes before it is put up for sale
TDK Sözlük
Resmi kaynak
Google'da Ara
Daha fazla