1
Bir kimsenin oğlu veya kızı, çocuk
A person's son or daughter, child
Örnek kullanım:
“Zengin adamlarda evlat muhabbeti daha fazla mı oluyor?”— R. H. Karay
[evla:dı, l ince okunur]
(evlat)Bir kimsenin oğlu veya kızı, çocuk
A person's son or daughter, child
Örnek kullanım:
“Zengin adamlarda evlat muhabbeti daha fazla mı oluyor?”— R. H. Karay
Soy, döl
Progeny, offspring
Örnek kullanım:
“Yüksek bir tahsil görmedim ama ben de efendi evladıyım.”— P. Safa
Yaşlı kimselerin çocukları yaşındakilere kullandıkları bir seslenme sözü
A term of address used by older people to their children
Örnek kullanım:
“Evladım, sakın kimseciklere borç etme!”— Y. Z. Ortaç
TDK Sözlük
Resmi kaynak
Google'da Ara
Daha fazla