TürkçemizOyunlarİletişim
  1. Ana Sayfa
  2. Sözlük
  3. etmek

smartsözlük

Ana SayfaSözlükAtasözleriİlginç BilgilerHakkımızdaİletişim
© 2025 Smart Sözlük. Tüm hakları saklıdır.

etmek

to do

[etme·k]

(etmek)
9 anlam
1

Bir işi yapmak

Doing a job

Örnek kullanım:

“Şemsi, sıra düştükçe emlak komisyonculuğu ediyordu.”— H. Taner
2

`İyi, kötü` zarflarıyla birlikte davranmak

Behaving with the adverbs 'good, bad'

Örnek kullanım:

“İyi ettiniz de geldiniz.”
3

Bulmak, erişmek

To find, to access

Örnek kullanım:

“Hemşerileri gelir, kemençe gibi bir çalgıyla sabahı ederlerdi.”— R. H. Karay
4

Birini bir şeyden yoksun bırakmak

Depriving someone of something

5

Eşit değer kazanmak

Gaining equal value

Örnek kullanım:

“İki iki daha dört eder.”
6

Herhangi bir değerde olmak

To be of any value

Örnek kullanım:

“Kira dâhil olduğu hâlde aylık masrafımız tam beş lira ediyordu.”— Ö. Seyfettin
7

Kötülükte bulunmak

Doing evil

Örnek kullanım:

“Ah, iki bardak süt sen bana neler ettin?”— S. F. Abasıyanık
8

Küçük veya büyük abdestini yapmak

Performing minor or major ablution

Örnek kullanım:

“Çocuk altına etti.”
9

Demek, söylemek

To say, to say

Örnek kullanım:

“Emrah eder düştüm dile / Bülbül figan eder güle”— Erzurumlu Emrah

TDK Sözlük

Resmi kaynak

Google'da Ara

Daha fazla