1
Bir kusurun hoş görülmesini gerektiren sebep, mazeret
A reason that requires the overlooking of a fault, an excuse
Örnek kullanım:
“Harp tarihi bu saldırı için hiçbir özür bulamayacaktır.”— F. R. Atay
[øzy·ɾ]
(oezuer)Bir kusurun hoş görülmesini gerektiren sebep, mazeret
A reason that requires the overlooking of a fault, an excuse
Örnek kullanım:
“Harp tarihi bu saldırı için hiçbir özür bulamayacaktır.”— F. R. Atay
Bir kusurun, bir suçun elde olmadan yapıldığını ileri sürme, mazeret
To claim that a fault or crime was committed unintentionally, an excuse
Sakatlık, bozukluk, eksiklik veya elverişsizlik
Disability, defect, deficiency, or unsuitability
Örnek kullanım:
“Bu evin birtakım özürleri var. Özrüm var, uzun yol yürüyemem.”
Kusur, defo
Fault, defect
TDK Sözlük
Resmi kaynak
Google'da Ara
Daha fazla