1
Gün ortası, öğlen, öğle vakti
Midday, noon, lunchtime
Örnek kullanım:
“Ertesi gün öğleye kadar nasıl vakit geçireceğini bilemedi.”— P. Safa
[øː·le]
(oeghle)Gün ortası, öğlen, öğle vakti
Midday, noon, lunchtime
Örnek kullanım:
“Ertesi gün öğleye kadar nasıl vakit geçireceğini bilemedi.”— P. Safa
Öğle ezanı
The noon call to prayer
Öğle namazı
The noon prayer
Örnek kullanım:
“Öğleyi de kılar, sonra ağıla çıkarım.”— Ö. Seyfettin
TDK Sözlük
Resmi kaynak
Google'da Ara
Daha fazla