1
Parası, malı çok olan, varlıklı, varsıl, variyetli, fakir, yoksul karşıtı
Wealthy, affluent, rich, opposite of poor
Örnek kullanım:
“Hepsini birden istemek / Yersiz / Zamanı var / Biz zengin değiliz”— B. Necatigil
[ze·ngi·n]
(zengin)Parası, malı çok olan, varlıklı, varsıl, variyetli, fakir, yoksul karşıtı
Wealthy, affluent, rich, opposite of poor
Örnek kullanım:
“Hepsini birden istemek / Yersiz / Zamanı var / Biz zengin değiliz”— B. Necatigil
Yararlı veya kendisinden beklenilen, istenilen nitelikleri çok olan
Having many useful or desired qualities
Örnek kullanım:
“Zengin bir dil. Zengin bir kitaplık. Zengin bir anlatım.”
Verimli
Productive
Örnek kullanım:
“Zengin bir doğa.”
Gösterişli
Ostentatious
Örnek kullanım:
“Zengin bir giysi.”
Çok, bol
Abundant, plentiful
Örnek kullanım:
“Türk tiyatro tarihi üzerinde çalışanlar için zengin malzeme ihtiva eden metni burada yayınlarken sadece bir iki noktaya işaret etmekle yetineceğim.”— F. İz
TDK Sözlük
Resmi kaynak
Google'da Ara
Daha fazla