TürkçemizOyunlarİletişim
  1. Ana Sayfa
  2. Sözlük
  3. zaman

smartsözlük

Ana SayfaSözlükAtasözleriİlginç BilgilerHakkımızdaİletişim
© 2025 Smart Sözlük. Tüm hakları saklıdır.

zaman

time

[zama:nı]

(zaman)
Arapça9 anlam
1

Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit

the period, time in which an action, an event takes place, will take place, or is taking place

Örnek kullanım:

“Zaman geçtikçe hafifleyecek yerde, daha ziyade ağırlaşan bir vicdan azabı duyarım.”— Ö. Seyfettin
2

Bu sürenin belirli bir parçası, vakit

a specific part of this period, time

Örnek kullanım:

“Efendiler, az söylemek çok yapmak zamanı gelmiştir.”— A. İlhan
3

Belirlenmiş olan an

the predetermined moment

4

Çağ, mevsim

era, season

Örnek kullanım:

“Gül zamanı. Çocukluk zamanı.”
5

Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit

the hours set aside or customary for a task, time

6

Dönem, devir

period, era

Örnek kullanım:

“Dedelerimizin zamanında burada bir kral yaşardı.”— R. Mağden
7

Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram

a virtual concept that uses regular and periodic celestial events as a unit to determine the sequence and flow of events

8

Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı

the concept of past, present, future, and indefinite tenses expressed by verbs

Örnek kullanım:

“Geldi, gelmiş, geliyor, gelecek, gelir.”
9

Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri

each of the broad evolutionary stages of the earth's crust, divided into four based on fossils

TDK Sözlük

Resmi kaynak

Google'da Ara

Daha fazla