TürkçemizOyunlarİletişim
  1. Ana Sayfa
  2. Sözlük
  3. yapmak

smartsözlük

Ana SayfaSözlükAtasözleriİlginç BilgilerHakkımızdaİletişim
© 2026 Smart Sözlük. Tüm hakları saklıdır.

yapmak

to put

[ja·pma·k]

(yapmak)
20 anlam
1

Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek

To put forward, to realize, to create, to produce

Örnek kullanım:

“Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır.”— Ç. Altan
2

Olmasına yol açmak

To lead to

Örnek kullanım:

“Durgun sular sıtma yapar.”
3

Yol almak

To make progress

4

Onarmak, tamir etmek

To repair, to fix

Örnek kullanım:

“Bozulan saatimi saatçi yaptı.”
5

Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek

To transform something into another state

Örnek kullanım:

“Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım.”— R. H. Karay
6

Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek

To fulfill, to implement, to carry out a wish or a desire

Örnek kullanım:

“Şu işi yapıver diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu.”— S. M. Alus
7

Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek

To turn a thought, a behavior, a desire into action, to realize

Örnek kullanım:

“Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım.”— R. H. Karay
8

Düzenli bir duruma getirmek

To bring into a regular state

Örnek kullanım:

“Yatak yapmak. Yolu yaptılar.”
9

Üretmek

To produce

Örnek kullanım:

“Ayakkabı yapmak.”
10

Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak

To start an action, an activity or to engage in an action, an activity

Örnek kullanım:

“Koşu yapmak. Sarsıntı yapmak.”
11

Salgılamak, çıkarmak

To secrete, to excrete

Örnek kullanım:

“Tükürük bezleri tükürük yapar.”
12

Dışkı çıkarmak

To defecate

Örnek kullanım:

“Çocuk, altına yapmış.”
13

Gerçekleştirmek

To accomplish, to achieve

Örnek kullanım:

“İlk ve ortaöğrenimini Anadolu'da yapmıştır.”— Y. Z. Ortaç
14

Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek

To force someone into a situation through threat

Örnek kullanım:

“Ben adamı ne yaparım biliyor musun?”
15

Evlendirmek

To marry

Örnek kullanım:

“Bu kızı sana yapacağız.”
16

Bir durum yaratmak

To create a situation

Örnek kullanım:

“Fırının harlı ateşi yanaklarını pembe pembe yapmıştı.”— N. Araz
17

Edinmek, sahip olmak

To acquire, to possess

Örnek kullanım:

“Servet yapmak. Altın yapmak.”
18

Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek

To train someone for a profession, to educate

Örnek kullanım:

“Onu da Üsküdar'daki ambar memuru yapmak suretiyle daireden uzaklaştırdı.”— H. Taner
19

Davranmak, hareket etmek

To behave, to act

Örnek kullanım:

“İyi yapmıyorsunuz, çocuğu çok azarlıyorsunuz. Uyumuş gibi yapmak.”
20

Olmak

To be

Örnek kullanım:

“Bu kış çok soğuk yaptı.”

İlgili Kelimeler

Eylem Fiilleri

etmek
işlemek
üretmek
oluşturmak

İş Fiilleri

çalışmak
hazırlamak
tamamlamak

TDK Sözlük

Resmi kaynak

Google'da Ara

Daha fazla