TürkçemizOyunlarİletişim
  1. Ana Sayfa
  2. Sözlük
  3. yaşamak

smartsözlük

Ana SayfaSözlükAtasözleriİlginç BilgilerHakkımızdaİletişim
© 2025 Smart Sözlük. Tüm hakları saklıdır.

yaşamak

to live

[ja·ʃa·ma·k]

(yashamak)
11 anlam
1

Canlılığını, hayatını sürdürmek

To live

Örnek kullanım:

“Hiçbir şey yaşarken daha önemli değildir.”— A. İlhan
2

Sağ olmak

To be alive

Örnek kullanım:

“Deden yaşıyor mu?”
3

Varlığını sürdürmek

To exist

Örnek kullanım:

“Balıklar suda yaşar.”
4

Oturmak, eğleşmek

To sit, to dwell

Örnek kullanım:

“Köyde yaşamak. Şehirde yaşamak.”
5

Geçinmek

To make a living

Örnek kullanım:

“Bu kazançla yaşamak kolay değil.”
6

Herhangi bir durumda bulunmak veya olmak

To be in any situation

Örnek kullanım:

“Bekâr yaşamak. Tek başına yaşamak.”
7

Görüp geçirmek, başından geçmek

To experience, to go through

Örnek kullanım:

“Balkan Savaşı'nın bütün acılarını yaşamış bir ailenin kızıydı.”— N. Cumalı
8

Sürmek, devam etmek

To continue, to last

Örnek kullanım:

“Onun anısı hep yaşayacak.”
9

Varlıklı, endişesiz, hoş vakit geçirmek, keyif sürmek

To live comfortably, to enjoy

Örnek kullanım:

“Tek başına manevra yapan bir lokomotif rahatlığı ile hayatını yaşıyor.”— H. Taner
10

Keyfi yerine gelmek, mutlu olmak, işleri yolunda olmak

To be satisfied, to be happy, to be doing well

Örnek kullanım:

“Bu iş olursa yaşadık.”
11

Bir durumu yaşar gibi olmak, bir durumla özdeşleşmek, duymak, hissetmek

To identify with, to feel

Örnek kullanım:

“Sen genç gibi yaşar, ihtiyar gibi ölürsün.”— Ö. Seyfettin

TDK Sözlük

Resmi kaynak

Google'da Ara

Daha fazla