1
Ummaktan doğan duygu, ümit
Hope
Örnek kullanım:
“Bu umudum şimdi yavaş yavaş ölüyor.”— H. E. Adıvar
[umu·t]
(umut)Ummaktan doğan duygu, ümit
Hope
Örnek kullanım:
“Bu umudum şimdi yavaş yavaş ölüyor.”— H. E. Adıvar
Bu duyguyu veren kimse veya şey, ümit
The person or thing that gives this feeling, hope
Örnek kullanım:
“Kızı onun tek umuduydu.”
Olması beklenilen veya olacağı düşünülen şey, ümit
The thing that is expected or thought to happen, hope
TDK Sözlük
Resmi kaynak
Google'da Ara
Daha fazla