TürkçemizOyunlarİletişim
  1. Ana Sayfa
  2. Sözlük
  3. soğuk

smartsözlük

Ana SayfaSözlükAtasözleriİlginç BilgilerHakkımızdaİletişim
© 2025 Smart Sözlük. Tüm hakları saklıdır.

soğuk

low

[so·uː·k]

(soghuk)
7 anlam
1

Isısı düşük olan, sıcak karşıtı

low in temperature, opposite of hot

Örnek kullanım:

“Bu el soğuktu ve titriyordu.”— P. Safa
2

Üşütecek derecede ısısı olan

having a temperature low enough to chill

Örnek kullanım:

“Güneşli, soğuk bir gündü.”— S. F. Abasıyanık
3

Isının üşütecek kadar az veya düşük olması durumu

the state of having a temperature low enough to chill

Örnek kullanım:

“Apışlarının arasına bir sac mangal alarak yakıcı soğuktan korunmaya çalışıyordu.”— E. E. Talu
4

Duygudan, sevgiden yoksun olan, yakın ve içten olmayan, ilgisiz

devoid of emotion or affection, distant and impersonal, indifferent

Örnek kullanım:

“Soğuk tavırla birbirlerini selamlayıp uzaklaştılar.”— R. H. Karay
5

Sevimsiz veya yersiz, antipatik

unattractive or inappropriate, antipathetic

Örnek kullanım:

“Bu soğuk, yavan sözler zevkimi rencide ediyordu.”— H. C. Yalçın
6

Cinsel istek duymayan

lacking sexual desire

Örnek kullanım:

“Soğuk bir kadın.”
7

İlgisiz, sevimsiz bir biçimde veya memnuniyetsizliğini belli ederek

in an indifferent, unattractive manner or expressing dissatisfaction

TDK Sözlük

Resmi kaynak

Google'da Ara

Daha fazla