1
Bir şeyi anlamak veya öğrenmek için duyulan istek
Desire to understand or learn something
Örnek kullanım:
“Biraz sonra yine bazı sesler işittim / Merak ile merdivenin başına gittim”— E. B. Koryürek
[mera:kı]
(merak)Bir şeyi anlamak veya öğrenmek için duyulan istek
Desire to understand or learn something
Örnek kullanım:
“Biraz sonra yine bazı sesler işittim / Merak ile merdivenin başına gittim”— E. B. Koryürek
Bir şeyi edinme, yapma, bir şeyle uğraşma isteği
Desire to acquire, do, or deal with something
Örnek kullanım:
“Öteden beri güzel giyinmeye, güzel konuşmaya merakım vardır.”— R. N. Güntekin
Düşkünlük, heves
Passion, enthusiasm
Örnek kullanım:
“Meslek dışında biricik merakı, kendi tabiriyle hobisi fotoğrafçılıktı.”— H. Taner
Kaygı, tasa
Anxiety, worry
TDK Sözlük
Resmi kaynak
Google'da Ara
Daha fazla