1
Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı
Short, the opposite of long
Örnek kullanım:
“Kısa boylu Japon cinsi bile sporla üç parmak uzadı.”— A. Haşim
[kɯ·sa]
(kuhsa)Boyu, uzunluğu az olan, uzun karşıtı
Short, the opposite of long
Örnek kullanım:
“Kısa boylu Japon cinsi bile sporla üç parmak uzadı.”— A. Haşim
Az süren, uzun olmayan
Brief, not long-lasting
Örnek kullanım:
“Türk milleti en kısa zaman içinde yeni harflerle okumaya, yazmaya başladı.”— E. İ. Benice
Ayrıntısı çok olmayan
Having few details
Örnek kullanım:
“Kısa bilgi. Kısa yazı.”
Kısa olan şey
Something short
Örnek kullanım:
“Uzun lafın kısası.”
Kısaca, kısaltarak
Briefly, in a concise manner
Örnek kullanım:
“Kısa konuştu.”
TDK Sözlük
Resmi kaynak
Google'da Ara
Daha fazla