1
Dirlik, baş dinçliği, gönül rahatlığı, rahatlık, erinç
Tranquility, vigor, peace of mind, comfort, ease
Örnek kullanım:
“Fakat böyle bir zevk ve huzurun devam ve bekası olamaz.”— N. F. Kısakürek
[huzu:ru]
(huzur)Dirlik, baş dinçliği, gönül rahatlığı, rahatlık, erinç
Tranquility, vigor, peace of mind, comfort, ease
Örnek kullanım:
“Fakat böyle bir zevk ve huzurun devam ve bekası olamaz.”— N. F. Kısakürek
Ön, yan, kat, makam, yamaç
Front, side, floor, rank, slope
Örnek kullanım:
“Ertesi sabah tutukluyu huzuruna çağırtıp ona düşüncesini söylediğinde hiç beklemediği bir karşılık aldı.”— İ. O. Anar
Bir yerde bulunma
Presence in a place
Örnek kullanım:
“Bu sorunun konuşulması için sizin huzurunuz şarttır.”
Padişah katı
The Sultan's court
Örnek kullanım:
“Huzura çıkmak.”
TDK Sözlük
Resmi kaynak
Google'da Ara
Daha fazla