TürkçemizOyunlarİletişim
  1. Ana Sayfa
  2. Sözlük
  3. gitmek

smartsözlük

Ana SayfaSözlükAtasözleriİlginç BilgilerHakkımızdaİletişim
© 2025 Smart Sözlük. Tüm hakları saklıdır.

gitmek

to go

[gi·tme·k]

(gitmek)
22 anlam
1

Bir yere doğru yönelmek

To turn towards a place

2

Bir yerden veya bir işten ayrılmak

To depart from a place or an activity

3

Çıkmak, ulaşmak

To come out, to reach

Örnek kullanım:

“Bu yol nereye gider?”
4

Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak

To continue to a certain place or to engage in a task with a specific purpose

Örnek kullanım:

“Her gün çalışmaya gidiyor.”
5

Sürmek, devam etmek

To continue, to persist

Örnek kullanım:

“Ama böyle giderse Allah hemen sonunu hayırlara tebdil etsin.”— M. Ş. Esendal
6

Yakışmak, yaraşmak

To suit, to befit

Örnek kullanım:

“Bu renk ona gitmedi.”
7

Tüketilmek, harcanmak

To be consumed, to be spent

Örnek kullanım:

“Eline geçen paranın çoğu da İstanbul'da çoluğa çocuğa gidiyor.”— M. Ş. Esendal
8

Götürülmek, gönderilmek

To be taken, to be sent

Örnek kullanım:

“Haber daha yeni gitti.”
9

Yeter olmak, yetmek, yetişmek

To be sufficient, to suffice, to be enough

Örnek kullanım:

“İki ton kömür üç ay gider.”
10

Yürümek, yol almak

To walk, to make progress

Örnek kullanım:

“Bu at iyi gider.”
11

Dayanmak

To endure

Örnek kullanım:

“Bu giysi iki yıl gider.”
12

Geçmek

To pass

Örnek kullanım:

“Yaz gitti, kış geldi.”
13

Herhangi bir durumda olmak

To be in any given situation

Örnek kullanım:

“Yolculuk iyi gidiyor. Bakalım bu iş nasıl gidecek?”
14

Yok olmak, elden çıkmak

To disappear, to be lost

Örnek kullanım:

“Gemiler ve saray hepsi gitti.”— F. R. Atay
15

Ölmek

To die

Örnek kullanım:

“Ben giderim adım kalır / Dostlar beni hatırlasın”— Âşık Veysel
16

Başvurmak, yapmak

To apply, to do

Örnek kullanım:

“Mahkemeye gitmek.”
17

Bir şey zarar görmüş olmak

To be damaged

Örnek kullanım:

“Duvarın boyası gitmiş.”
18

Makine, işlemek, çalışmak

Machine, to process, to work

Örnek kullanım:

“Bu saat iyi gidiyor.”
19

Satılmak

To be sold

Örnek kullanım:

“Altın kaçtan gidiyor?”— S. F. Abasıyanık
20

Yapmak

To do

Örnek kullanım:

“Para ayarlamasına gitmek.”
21

Bir duruma, bir sonuca ulaşmak, varmak

To reach a situation, a conclusion

Örnek kullanım:

“Bu işin sonu nereye gider.”
22

Değerlendirmek, saymak, karşılamak

To evaluate, to count, to meet

Örnek kullanım:

“Bu iş hoşuma gitmedi, tuhafıma gitti.”

TDK Sözlük

Resmi kaynak

Google'da Ara

Daha fazla