1
Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı
One whose age has not advanced, the opposite of old
Örnek kullanım:
“Eliyle işaret etti genç adama.”— A. Kulin
[ge·ntʃ]
(gench)Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı
One whose age has not advanced, the opposite of old
Örnek kullanım:
“Eliyle işaret etti genç adama.”— A. Kulin
Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan)
Underdeveloped (plant, animal)
Örnek kullanım:
“Genç ağaç. Genç at.”
Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç
Retaining the characteristics of youth, vigorous
Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy
Mentally underdeveloped, naive
Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan
Newly developing, with a short history
Örnek kullanım:
“Atatürk'ün tabutu arkasından ağlayan on beş milyon Türk'ün yaşadığı, genç Türkiye mutluydu.”— B. Felek
TDK Sözlük
Resmi kaynak
Google'da Ara
Daha fazla