TürkçemizOyunlarİletişim
  1. Ana Sayfa
  2. Sözlük
  3. güzel

smartsözlük

Ana SayfaSözlükAtasözleriİlginç BilgilerHakkımızdaİletişim
© 2026 Smart Sözlük. Tüm hakları saklıdır.

güzel

beautiful

[gy·ze·l]

(guezel)
12 anlam
1

Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı

Pleasing to the eye and ear, inspiring admiration, the opposite of ugly

Örnek kullanım:

“Güzel kız. Güzel çiçek.”
2

İyi, hoş

Good, pleasant

Örnek kullanım:

“Güzel şey canım, milletvekili olmak!”— Ç. Altan
3

Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran

Corresponding to the expected and evoking a sense of success

Örnek kullanım:

“Güzel bir fırsat.”
4

Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran

Evoking a sense of nobility and moral superiority

Örnek kullanım:

“Güzel duygular. Güzel hareketler.”
5

Görgü kurallarına uygun olan

Conforming to the rules of etiquette

6

Sakin, hoş (hava)

Calm, pleasant (weather)

Örnek kullanım:

“Güzel bir gece.”
7

Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı

Caressing, deceptive, misleading

Örnek kullanım:

“Güzel vaatler.”
8

Pek iyi, doğru

Very good, correct

Örnek kullanım:

“Güzel güzel amma!”
9

Güzel kız veya kadın

A beautiful girl or woman

Örnek kullanım:

“Güzeller deniz kenarına geldikleri zaman âşıklar da kale burçlarına ve bedenlerine dolarlar.”— A. H. Çelebi
10

Güzellik kraliçesi

Beauty queen

11

Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde

Pleasing, appreciated, in a good, correct way

Örnek kullanım:

“Arabayı koştururken boyunlarındaki ziller güzel şıngırdıyordu atların.”— R. Enis
12

Adamakıllı, şiddetli

Thoroughly, severely

Örnek kullanım:

“Karıkoca bu kuzu yüzünden güzel bir kavga ettiler.”— Ö. Seyfettin

TDK Sözlük

Resmi kaynak

Google'da Ara

Daha fazla