1
Güneş
Sun
[gy·n]
(guen)Güneş
Sun
Güneş ışığı
Sunlight
Gündüz
Daytime
Örnek kullanım:
“Bütün gün yanında kalırdım.”— A. Ağaoğlu
Yer yuvarlağının kendi ekseni etrafında bir kez dönmesiyle geçen 24 saatlik süre
The 24-hour period that passes with one rotation of the Earth on its axis
Örnek kullanım:
“Kız kardeşi üç yıl, bir gün olsun canı sıkılmadan yaşadı Tatvan'da.”— N. Cumalı
İçinde bulunulan zaman
The time being
Örnek kullanım:
“Aylıkları, günün ihtiyaçları karşısında devede kulak gibi kalıyordu.”— R. N. Güntekin
Zaman, sıra
Time, order
Örnek kullanım:
“Ama şu son günlerde büyük bir ilerleme olmuştu kadında.”— A. Kulin
Çağ, devir
Era, period
İyi yaşanmış zaman
Well-lived time
Örnek kullanım:
“Zavallı, gün görmedi.”
Bayram niteliğinde özel gün
A special day with the nature of a holiday
Örnek kullanım:
“Bugün Fransızların günü imiş.”
Belirli günlerde ev hanımlarının konuk ağırlamak için yaptıkları toplantı
A gathering held by housewives to host guests on certain days
Örnek kullanım:
“Yarın Ayşe Hanım'ın günü.”
Tarih
History
TDK Sözlük
Resmi kaynak
Google'da Ara
Daha fazla