TürkçemizOyunlarİletişim
  1. Ana Sayfa
  2. Sözlük
  3. görmek

smartsözlük

Ana SayfaSözlükAtasözleriİlginç BilgilerHakkımızdaİletişim
© 2025 Smart Sözlük. Tüm hakları saklıdır.

görmek

to see

[gø·ɾme·k]

(goermek)
20 anlam
1

Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek

To perceive, to select the existence of something with the help of the eye

2

Anlamak, kavramak, sezmek

To understand, to comprehend, to sense

Örnek kullanım:

“Türk iradesinin ne demek olduğunu da sen göreceksin.”— R. E. Ünaydın
3

Yanına gidip konuşmak

To go to someone and talk to them

Örnek kullanım:

“Bugün müdürü göreceğim.”
4

Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek

To arrive at a judgment, to evaluate, about something

5

Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak

To witness, to experience an event within a certain time

Örnek kullanım:

“Hangi memlekete gitsek resmî makamlar kadar halkın da rağbetini görürdük.”— F. R. Atay
6

Yapmak, etmek

To do, to make

Örnek kullanım:

“İş görmek. Masraf görmek.”
7

Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak

To be subjected to, to encounter a behavior, to be exposed to

8

Almak

To take

Örnek kullanım:

“Birinden ders görmek.”
9

Bir şeye erişmek

To reach, to attain something

Örnek kullanım:

“Cebi para görmek.”
10

Çok değer vermek

To value highly

Örnek kullanım:

“Gözü yalnız parayı görüyor.”
11

Bir işleme uğramak

To undergo a process

Örnek kullanım:

“Teftiş görmek.”
12

Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak

For the face to be directed in a certain direction, to look

Örnek kullanım:

“Ev güneş görüyor.”
13

Ziyaret etmek

To visit

14

Karşılaşmak, rastlaşmak

To encounter, to meet

15

Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak

To perceive through other senses when the eyes cannot see

Örnek kullanım:

“Körler parmaklarıyla görürler.”
16

Sahne olmak, geçirmek

To be the scene of, to go through

Örnek kullanım:

“Bu ova çok savaş gördü.”
17

Saymak, herhangi bir şey gibi görmek

To count, to regard as anything

18

Gezmek

To walk, to tour

Örnek kullanım:

“Ankara'yı gördün mü?”
19

Vermek

To give

Örnek kullanım:

“Baba hiç param yok, biraz görsen beni, dediği sabahı minnetle anımsar Ali Bey.”— N. Meriç
20

Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak

To pass the ball to the most suitable team-mate

TDK Sözlük

Resmi kaynak

Google'da Ara

Daha fazla