1
Tasa, kaygı
Worry, anxiety
Örnek kullanım:
“Bir kayıkta boş kalan son yere atlayıp Galata'ya geçerken kafası hem umut hem de endişeyle doluydu.”— İ. O. Anar
[endi·ʃe]
(endishe)Tasa, kaygı
Worry, anxiety
Örnek kullanım:
“Bir kayıkta boş kalan son yere atlayıp Galata'ya geçerken kafası hem umut hem de endişeyle doluydu.”— İ. O. Anar
Kuşku
Doubt
Korku
Fear
Düşünce
Reflection
Örnek kullanım:
“Hiç olmazsa kızının okuma masraflarını çıkarmak endişesiyle yukarıdaki odalardan birini kiraya vermeyi düşünmüşlerdi.”— K. Bilbaşar
TDK Sözlük
Resmi kaynak
Google'da Ara
Daha fazla