TürkçemizOyunlarİletişim
  1. Ana Sayfa
  2. Sözlük
  3. doğru

smartsözlük

Ana SayfaSözlükAtasözleriİlginç BilgilerHakkımızdaİletişim
© 2025 Smart Sözlük. Tüm hakları saklıdır.

doğru

Straight

[do·ːɾu]

(doghru)
10 anlam
1

Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı

The opposite of crooked and skewed, which does not change its direction from one end to the other

2

Gerçek, yalan olmayan

Truth, not lies

Örnek kullanım:

“Doğru haber.”
3

Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun

In accordance with reason, logic, fact or rule

Örnek kullanım:

“Bunları sana şimdiden söylemek daha doğrudur.”— A. Gündüz
4

Gerçek, hakikat

Truth, reality

Örnek kullanım:

“Söyleyin doğrusunu, siz insanoğlunun ahlaklı olabileceğine inanmıyorsunuz.”— N. Ataç
5

İki nokta arasındaki en kısa çizgi

The shortest line between two points

Örnek kullanım:

“İki noktadan yalnız bir doğru geçebilir.”
6

Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde

Accurate, complete

Örnek kullanım:

“Doğru söylüyorsun Ali, doğru söylüyorsun ama kazın ayağı öyle değil.”— O. Kemal
7

Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca

Straight, straight, without deviating in any direction

Örnek kullanım:

“Doğru oraya gitmiş olsaydınız herhâlde uygun olurdu.”— S. F. Abasıyanık
8

Yakın, yakınlarında

Near, near

Örnek kullanım:

“Şafağa doğru otomobil sesi duyuldu.”— F. R. Atay
9

Karşı yönünce

In the opposite direction

Örnek kullanım:

“Börekçi fırınının karşısındaki dört köşe taşlar döşeli, iki yanı ağaçlı yoldan çarşıya doğru yürüyordu.”— Y. Atılgan
10

Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu

Adhering to law, method and morality, honest, honorable

TDK Sözlük

Resmi kaynak

Google'da Ara

Daha fazla