1
Söylemek, söz söylemek
To say, to say a word
Örnek kullanım:
“Eskilerin dediği gibi beşer, şaşar.”— B. Felek
[de·me·k]
(demek)Söylemek, söz söylemek
To say, to say a word
Örnek kullanım:
“Eskilerin dediği gibi beşer, şaşar.”— B. Felek
Ad vermek
Giving a name
Örnek kullanım:
“Muşmulaya döngel de derler.”
Bir dilde karşılığı olmak
Being equivalent in a language
Örnek kullanım:
“Kamer `ay` demektir.”
Herhangi bir ses çıkarmak
Making any sound
Örnek kullanım:
“Küt dedi, düştü.”
Herhangi bir kanıya, yargıya varmak
To come to any conclusion, judgment
Örnek kullanım:
“Bu işe herkes ne der?”
Düşünmek
Thinking
Oranlamak
Proportion
Örnek kullanım:
“Güzellik desen onda, zenginlik desen onda.”
Ummak
Expect
Örnek kullanım:
“Bundan sonra gelir mi dersin?”
Erişmek
Access
Örnek kullanım:
“Saat yedi dedi mi uyanırım.”
Bir işe kalkışmak, yeltenmek
To attempt something, to attempt
Örnek kullanım:
“Kımıldanayım deme, kurşunu yersin. Ağzını açayım deme, çok fena olursun.”
Saymak, kabul etmek
Count, accept
Örnek kullanım:
“Yarım milyon dediğin nedir?”— M. Ş. Esendal
TDK Sözlük
Resmi kaynak
Google'da Ara
Daha fazla