Aklından geçirmek, göz önüne getirmek
To bring to mind, to bring to mind
Örnek kullanım:
“Ben şimdi o güzel çehreden başka / Ne bir yüz düşünür ne hatırlarım”— N. H. Onan
[dy·ʃy·nme·k]
(dueshuenmek)Aklından geçirmek, göz önüne getirmek
To bring to mind, to bring to mind
Örnek kullanım:
“Ben şimdi o güzel çehreden başka / Ne bir yüz düşünür ne hatırlarım”— N. H. Onan
Bir sonuca varmak amacıyla bilgileri incelemek, karşılaştırmak ve aradaki ilgilerden yararlanarak düşünce üretmek, zihinsel yetiler oluşturmak, muhakeme etmek
Examining and comparing information in order to reach a conclusion and producing thoughts by making use of the relations between them, forming mental abilities, reasoning
Örnek kullanım:
“Türlü şiir anlayışları üzerinde düşünmüş, zaman zaman türlü şairleri sevmiştir.”— O. V. Kanık
Zihniyle arayıp bulmak
Searching and finding with the mind
Örnek kullanım:
“Bu iş için ben bir çare düşündüm.”
Bir şeye karşı ilgili ve titiz davranmak
To be interested and meticulous about something
Örnek kullanım:
“Durmadan geziyorsun, biraz da derslerini düşün.”
Akıl etmek, ne olabileceğini önceden kestirmek
To reason, to anticipate what might happen
Örnek kullanım:
“Benim kayısılara müşteri çıkmam ihtimalini düşünmüştü.”— R. N. Güntekin
Tasarlamak
Designing
Örnek kullanım:
“Yola çıkmayı düşünüyorum.”
Tasalanmak, kaygılanmak
To worry, to be anxious
Örnek kullanım:
“Bu kadar düşünme, elbette bir çare bulunur.”
Farz etmek
To assume
TDK Sözlük
Resmi kaynak
Google'da Ara
Daha fazla