1
Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı
Unpleasant to the eye or ear, the opposite of beautiful
Örnek kullanım:
“Kız öyle müstesna bir güzelliğe sahip olmamakla beraber çirkin de değildi.”— H. R. Gürpınar
[tʃi·ɾki·n]
(chirkin)Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı
Unpleasant to the eye or ear, the opposite of beautiful
Örnek kullanım:
“Kız öyle müstesna bir güzelliğe sahip olmamakla beraber çirkin de değildi.”— H. R. Gürpınar
Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz)
Unpleasant, unbecoming (behavior or speech)
Örnek kullanım:
“Bu boş ve çirkin iddiayı bir kere de onun ağzından işitmek istedim.”— Ö. Seyfettin
Karanlık, dalavereli, şüpheli
Dark, shady, suspicious
Örnek kullanım:
“Dedikodular artmış, o da bu çirkin işler içinde kalmak istemediğinden çekilmiş.”— M. Ş. Esendal
TDK Sözlük
Resmi kaynak
Google'da Ara
Daha fazla