Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak
To exert effort to create or bring forth something
Örnek kullanım:
“Aldırma sen hemen çalış ki biraz / Çalışan ilerler, yerinde kalmaz”— E. B. Koryürek
[tʃa·lɯ·ʃma·k]
(chaluhshmak)Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak
To exert effort to create or bring forth something
Örnek kullanım:
“Aldırma sen hemen çalış ki biraz / Çalışan ilerler, yerinde kalmaz”— E. B. Koryürek
Herhangi bir iş üzerinde olmak
To be engaged in any work
İşi veya görevi olmak, bulunmak
To have a job or task, to be present
Örnek kullanım:
“İnşaatlarda çalışan işçiler birer ikişer inşaatların kapılarından geri dönüp geldiler.”— L. Tekin
Makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak
For machinery or tools to be in working condition or to be in operation
Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak
To resort to the means necessary to do something, to force oneself to accomplish something, to make an effort
Örnek kullanım:
“Olduğundan fazla yaşlı görünmeye çalıştığını sezdim.”— R. H. Karay
Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek
To exert effort to learn or do something
TDK Sözlük
Resmi kaynak
Google'da Ara
Daha fazla